Çanakkale Şehitlik Turu
Çanakkale'den kalkışlı, lisanslı rehber eşliğinde Gelibolu Yarımadası'nın 15 durağını kapsayan tam günlük gezi. Anzak Koyu'ndan Conkbayırı'na, Şehitler Abidesi'nden Seyit Onbaşı Anıtı'na kadar 1915'in izini sürüyoruz.
Tur Programı
Tur Çanakkale İskelesi'nden hareketlidir. Eceabat, Kilitbahir ya da başka bir noktadan katılacak misafirlerimiz de aynı saatte iskelede bize katılır.
-
Buluşma — Çanakkale İskelesi
Sabah 09:15'te Çanakkale İskelesi'nde buluşuyor, rehberimizle tanışıyoruz.
-
Feribotla Gelibolu Yarımadası'na geçiş
10:00 feribotuyla Çanakkale Boğazı'nı geçerek Avrupa yakasına, Tarihi Gelibolu Yarımadası Millî Parkı'na ulaşıyoruz. Geçiş ücreti tura dahildir.
-
Bigalı Köyü → Arıburnu ve Anzak Koyu → Mehmetçiğe Saygı Anıtı → Kanlısırt
Kuzey cephesinin çıkarma bölgesindeyiz. Mehmetçiğe Saygı Anıtı ve Kanlısırt bölgesi araç içinden rehber anlatımıyla geçiliyor.
-
57. Alay Şehitliği → Conkbayırı
Conkbayırı'nda Atatürk'ün gözetleme yeri, saatinin parçalandığı nokta, korunmuş siperler ve Yeni Zelanda anıt ve mezarlıkları geziliyor.
-
Öğle yemeği molası
Köfte, pilav, patates, garnitür ve su — tura dahildir.
-
Şehitler Abidesi → Morto Koyu → Fransız Anıtı → Seddülbahir Köyü
Güney cephesine geçiyoruz. Fransız Anıtı araçtan panoramik olarak görülüyor.
-
1915 Savaş Malzemeleri Müzesi → Yahya Çavuş Anıtı ve Şehitliği → Ertuğrul Koyu
Seddülbahir'deki özel müzenin girişi tura dahildir. Ertuğrul Koyu'nda rehberimiz İngilizlerin River Clyde gemisiyle yaptığı çıkarmayı ve Türk askerinin savunmasını anlatıyor.
-
Şahindere Hastane Şehitliği → Seyit Onbaşı Anıtı → Tabyalar → Kilitbahir Kalesi
Şahindere'de bozulmadan günümüze ulaşmış gerçek şehitlik ve mezarları ziyaret ediyoruz. Tur Avrupa yakasında sona eriyor.
-
Feribotla Çanakkale'ye dönüş
Anadolu yakasına geçecek misafirlerimiz 18:00 feribotuyla Çanakkale'ye dönüyor.
Turda Gezilen Yerler
Bigalı Köyü
Feribottan indikten sonraki ilk durağımız, Eceabat'ın kuzeyindeki Bigalı Köyü. 1915'te 19. Tümen'in karargâhı buradaydı ve tümenin komutanı Yarbay Mustafa Kemal çıkarma sabahına kadar bu köydeki iki katlı taş evde kalıyordu. 25 Nisan 1915 sabahı Arıburnu'ndan gelen top sesleriyle uyanıp emir beklemeden 57. Alay'ı harekete geçirdiği yer burasıdır; savaşın seyrini değiştiren karar bu köyde alınmıştır.
Kaldığı ev bugün Atatürk Evi ve Müzesi olarak düzenlenmiş durumda. Dönemin eşyalarıyla döşenmiş odalar, harita masası ve kişisel eşyalar, komutanın 1915 baharında nasıl bir ortamda çalıştığını somut biçimde gösteriyor. Köyün dar sokakları ve taş evleri de büyük ölçüde korunmuş.
Turun buradan başlamasının bir sebebi var: kuzey cephesinde göreceğiniz her şey — Anzak Koyu, 57. Alay, Conkbayırı — bu köyde verilen kararın devamı. Rehberimiz günün kronolojisini burada kuruyor, sonraki duraklar bu anlatının üzerine biniyor. Köyde yaklaşık yarım saat kalıyoruz; müze ziyareti ve sokak arasında kısa bir yürüyüş için yeterli süre. Meydandaki çınarın altı, gün başlamadan önce soluklanmak için iyi bir yer.
Arıburnu ve Anzak Koyu
25 Nisan 1915 sabahı Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri, planlanan çıkarma noktasının yaklaşık bir buçuk kilometre kuzeyinde, bu dar koyda karaya çıktı. Hedeflenen yer geniş ve düz Kabatepe kıyısıydı; akıntı botları kuzeye sürükleyince askerler kendilerini dik yamaçların dibinde buldular. Cephenin sekiz ay boyunca birkaç yüz metrelik bir alana sıkışıp kalmasının sebebi bu ilk saatlerdeki şaşkınlıktır.
Sahilde durup yukarı baktığınızda çıkarma birliklerinin karşılaştığı manzarayı birebir görüyorsunuz: sırtlar neredeyse dikey, örtü seyrek, siperlenecek yer yok. Turun anlatı olarak en güçlü duraklarından biri, çünkü coğrafyanın savaşı nasıl belirlediği burada tek bakışta anlaşılıyor.
Koyun adı 1985'te resmen "Anzak Koyu" oldu. Her yıl 25 Nisan'da burada şafak töreni yapılıyor; Avustralya ve Yeni Zelanda'dan gelen ziyaretçilerle Türk misafirler aynı alanda buluşuyor. Anıtta Atatürk'ün 1934'te Anzak annelerine hitaben söylediği sözler yer alıyor — turun en çok fotoğraflanan noktası. Koyun hemen kuzeyinde Arıburnu Mezarlığı, güneyinde Kabatepe yönü uzanıyor; rehberimiz sahilde yürürken cephe hattının nereden nereye gittiğini arazi üzerinde gösteriyor.
Mehmetçiğe Saygı Anıtı ve Kanlısırt
Mehmetçiğe Saygı Anıtı, yaralı bir Anzak subayını sırtında taşıyan Türk askerini betimliyor. Anıtın dayandığı olay bir Avustralya kaynağına ait: ateş kesildiği bir sırada siperden çıkan bir Türk askerinin yaralı düşmanı kendi hatlarına taşıdığı anlatılır. Cephenin en sert döneminde bile iki taraf arasında kurulan bu ilişki, Çanakkale'yi diğer Birinci Dünya Savaşı cephelerinden ayıran şeylerden biri.
Hemen yakındaki Kanlısırt — Anzak kaynaklarında Lone Pine — Ağustos 1915 taarruzlarının merkezi. 6-10 Ağustos arasındaki dört günde bu birkaç yüz metrelik sırtta binlerce asker hayatını kaybetti; siperler o kadar yakındı ki çarpışmalar çoğu zaman süngü ve el bombasıyla, yer altı tünellerinde sürdü.
Program yoğun olduğu için bu iki nokta genellikle araç içinden, rehber anlatımıyla geçiliyor. Yol boyunca sağda solda gördüğünüz mezarlıklar da aynı dört günün izi; bölgedeki mezarlık yoğunluğunun sebebi bu. Kanlısırt'ta bugün bir Avustralya mezarlığı ve anıtı bulunuyor; hemen karşısındaki Türk kitabesi aynı çarpışmayı öteki taraftan anlatıyor. İki metni birlikte okumak, cephenin nasıl bir yerde yaşandığını anlamanın en kısa yolu.
57. Alay Şehitliği
Turun en çok konuşulan durağı. 25 Nisan 1915 sabahı Conkbayırı'na ilerleyen 57. Alay'a Mustafa Kemal'in verdiği emir — "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum" — Türk askerî tarihinin en bilinen cümlelerinden biri. Alay, takviye kuvvetler yetişene kadar geçen sürede düşman ilerleyişini durdurdu ve neredeyse tamamı şehit oldu.
Alayın adı bu yüzden Türk Silahlı Kuvvetleri'nde bir daha kullanılmadı; 57. Alay numarası bugün de boş duruyor. Şehitlik 1990'larda düzenlendi. İçinde temsilî mezar taşları, bir çeşme ve şehit dedesini ziyaret eden torunu betimleyen bir heykel grubu var.
Mezar taşlarının üzerindeki isimler ve memleketler tek tek okunabiliyor — Ezine, Biga, Bursa, Konya. Ziyaretçilerin en uzun kaldığı yer burası; rehberimiz de zamanı buna göre ayarlıyor. Anma günlerinde alan çok kalabalık olabiliyor, o dönemde erken saatlerde gelmeye çalışıyoruz. Şehitliğin arkasındaki tepeden Arıburnu sırtları ve deniz görülüyor; alayın 25 Nisan sabahı hangi yönden yukarı çıktığını buradan takip etmek mümkün. Ziyaret yaklaşık kırk dakika sürüyor. Girişteki panolarda alayın kuruluşu ve 25 Nisan sabahının saat saat akışı anlatılıyor; okumaya vaktiniz olur.
Conkbayırı
Yarımadanın en yüksek noktalarından biri, yaklaşık 260 metre. Boğaza hâkim olduğu için savaşın stratejik hedefiydi: burayı tutan taraf hem Ege'yi hem Çanakkale Boğazı'nı aynı anda görüyordu. 8 Ağustos 1915'te Yeni Zelanda birlikleri tepeyi kısa süreliğine ele geçirdi; 10 Ağustos sabahı Mustafa Kemal'in yönettiği karşı taarruzla geri alındı ve savaşın sonuna kadar Türk hatlarında kaldı.
Aynı taarruz sırasında göğsüne isabet eden şarapnel parçası cebindeki saati parçaladı; parça saate takılınca komutan yara almadı. Olayın geçtiği nokta işaretli.
Tepede Atatürk Zafer Anıtı, gözetleme yeri, restore edilmiş siperler ve Yeni Zelanda anıtı ile mezarlığı bir arada. İki tarafın anıtlarının yan yana durması alana ayrı bir hava veriyor. Görsel olarak turun zirvesi burası — açık havada Gökçeada'ya kadar görüş var, fotoğraf için en iyi durak. Tepe rüzgârlı; yaz ortasında bile ince bir mont işinize yarayabilir. Siperlerin içinde yürünebiliyor, bu yüzden çocuklu gruplar için de ilgi çekici bir durak oluyor. Burada yaklaşık kırk beş dakika kalıyoruz.
Çanakkale Şehitler Abidesi
Morto Koyu'nun üzerindeki Hisarlık Tepe'de yükselen 41,7 metrelik anıt, savaşta hayatını kaybeden yaklaşık 253 bin Türk askerinin anısına yapıldı. İnşaatı 1954'te başladı, halktan toplanan bağışlarla 1960'ta tamamlandı. Dört ayak üzerine oturan tasarımı boğazdan geçen gemilerden bile görülüyor; Çanakkale'nin görsel simgesi haline gelmiş durumda.
Anıtın altındaki alanda temsilî şehitlik, isimlerin kazındığı duvarlar ve savaş dönemine ait bir müze bölümü var. Buradan bakıldığında boğazın giriş ağzı, karşıda Kumkale ve açık denizin başladığı yer görülüyor — 18 Mart 1915'te İtilaf donanmasının içeri girmeye çalıştığı hat tam karşınızda.
Öğle yemeğinden sonraki bölüm burada başlıyor. Sabah kuzey cephesini gezmiş oluyorsunuz; Abide ile birlikte güney cephesine, yani savaşın diğer yarısına geçiyoruz. Alan geniş ve gölgeli, ziyaret rahat. Anıtın dört ayağının arasında durup yukarı baktığınızda ölçek daha iyi anlaşılıyor; fotoğraf için en iyi açı deniz tarafındaki merdivenlerden. Alanın içinde tuvalet, çeşme ve küçük bir satış birimi var. Ziyaret yaklaşık kırk dakika sürüyor ve turun en kalabalık durağı genellikle burasıdır.
Seddülbahir, 1915 Savaş Malzemeleri Müzesi ve Yahya Çavuş Şehitliği
Seddülbahir, güney cephesinin merkezi. Köyün kıyısındaki kale, boğazın girişini kapatmak üzere 17. yüzyılda yaptırılmıştı; 1915'te İngiliz donanmasının bombardımanıyla büyük ölçüde yıkıldı. Köyün içinden geçerken kalenin duvarları ve çıkarma sahilleri aynı anda görülüyor.
Buradaki 1915 Savaş Malzemeleri Müzesi özel bir koleksiyon: cepheden çıkarılmış mermi kovanları, matara, kask, günlük kullanım eşyaları, mektuplar. Vitrindeki çoğu parça köylüler tarafından tarlalarda bulunmuş. Girişi tur ücretine dahil.
Yahya Çavuş Anıtı ve Şehitliği, 25 Nisan 1915'te Ertuğrul Koyu'na yapılan çıkarmada bir bölükle İngiliz birliklerini saatlerce durduran Ezineli Yahya Çavuş anısına dikildi. Elindeki küçük kuvvetle sahili tutması, takviyelerin yetişmesi için gereken zamanı kazandırdı. Anıtın bulunduğu tepeden çıkarma sahili aşağıda net görülüyor; olayın nasıl geliştiğini araziye bakarak takip etmek mümkün. Köyde çay molası verebileceğiniz birkaç küçük işletme var. Müze ve şehitlik birbirine yürüme mesafesinde olduğu için bu üç noktayı tek durakta, yaklaşık bir saatte geziyoruz. Kale çevresindeki alan yürüyüşe uygun; deniz kenarındaki yoldan çıkarma sahiline birkaç dakikada iniliyor. Rehberimiz üç noktayı tek bir anlatı hâlinde bağlıyor.
Ertuğrul Koyu
İngilizlerin "V Beach" dediği çıkarma noktası. 25 Nisan 1915 sabahı, kömür gemisi River Clyde bilerek kıyıya oturtuldu; gövdesine açılan kapaklardan yaklaşık iki bin asker çıkarılacaktı. Plan, gemiyi yüzen bir iskeleye çevirmekti — bu yüzden olay "modern Truva atı" diye anılır.
Sonuç beklendiği gibi olmadı. Sahili tutan Türk birliklerinin ateşi altında gemiden çıkan askerler daha suya adım atamadan büyük kayıp verdi; ilk saatlerde deniz kızıla döndü. Çıkarma ancak akşam karanlığında ilerleyebildi.
Bugün koy sakin bir sahil. Rehberimiz burada hem çıkarmanın saat saat nasıl geliştiğini hem Yahya Çavuş'un savunmasını anlatıyor; iki hikâye aynı sahilde geçtiği için birlikte dinlemek anlamlı oluyor. Kıyıda Ertuğrul Tabyası'nın kalıntıları ve çıkarmayı anlatan bilgi panoları bulunuyor. Deniz kenarında kısa bir mola veriyoruz. Sahilde hâlâ görülebilen beton kalıntılar çıkarma dönemine ait. Hava iyiyse karşıda Kumkale ve Anadolu yakası seçiliyor; boğazın giriş ağzının ne kadar dar olduğu buradan bakınca anlaşılıyor. Koyun üstündeki Lancashire Landing Mezarlığı da aynı çıkarmanın kayıplarını taşıyor; yoldan geçerken görülüyor.
Şahindere Hastane Şehitliği
Turun en az bilinen, çoğu ziyaretçi için en dokunaklı durağı. Cephe gerisindeki sahra hastanesine getirilen yaralılardan hayatını kaybedenler burada, hastanenin hemen yanındaki derede toprağa verildi. Savaş sürerken yapılmış olduğu için düzenli bir şehitlik değil; mezarlar nereye sığdıysa oraya kazılmış.
Diğer şehitliklerin çoğu sonradan düzenlendi, temsilî mezar taşlarıyla düzene sokuldu. Şahindere öyle değil: mezarlar 1915'teki hâliyle duruyor, taşlar eğri, sıralar düzensiz. Bu düzensizlik tam da anlatılmak isteneni anlatıyor.
Vadinin içinde, ağaçların arasında, yoldan görünmeyen bir yer. Grup genellikle buraya geldiğinde sessizleşiyor. Anıtların ve büyük şehitliklerin arasında, savaşın gündelik ve gösterişsiz yüzünü gördüğünüz durak burası. Ziyaret kısa sürüyor ama turun akılda kalan bölümlerinden biri oluyor. Burada yatan askerlerin çoğunun kimliği bilinmiyor; hastaneye getirilirken ya da ameliyat sırasında hayatını kaybedenlerin kayıtları tutulamamış. Alan bakımlı ama sade — ne büyük bir anıt ne de tören alanı var. Yola dönerken genellikle kimse konuşmuyor. Şehitliğe inen patika kısa ama toprak; yağmurlu günlerde ayakkabınızın kaymaz tabanlı olması işinizi kolaylaştırır.
Seyit Onbaşı Anıtı, Tabyalar ve Kilitbahir Kalesi
18 Mart 1915 deniz muharebesinde Rumeli Mecidiye Tabyası'nda görevli topçu eri Seyit, mermi taşıyan vinç bozulunca 276 kiloluk top mermisini sırtlayarak namluya sürdü. Attığı mermilerden biri İngiliz zırhlısı Ocean'ı vurdu. Olaydan sonra çektirilen fotoğrafta mermiyi kaldıramadığı, ahşap bir maket kullanıldığı anlatılır — asıl anı bir daha tekrarlanamamıştı.
Anıtın çevresindeki tabyalar boğazın savunma hattını oluşturuyordu. Top mevzileri, cephanelikler ve gözetleme noktaları büyük ölçüde ayakta; 18 Mart'ta mayın hattıyla birlikte donanmayı durduran sistemin nasıl çalıştığı yerinde görülüyor.
Son durağımız Kilitbahir Kalesi. Fatih Sultan Mehmet, boğazı kontrol altına almak için 1462-63'te karşılıklı iki kale yaptırdı: Anadolu yakasında Çimenlik, Rumeli yakasında Kilitbahir. Yonca yapraklı planıyla dikkat çeken kale restore edildi ve müze olarak ziyarete açık. Tur burada sona eriyor, 18:00 feribotuyla Çanakkale'ye dönüyoruz. Kalenin burcundan boğazın en dar noktası — yaklaşık bin dört yüz metre — görülüyor; karşıda Çanakkale ve Çimenlik Kalesi. Beş yüz yıl önce kurulan savunma mantığıyla 1915'teki tabyaların aynı noktayı tutması, günün son anlatısını tamamlıyor.
Fotoğraflar: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı.
Tur Ücretine Dahil Olanlar
Dahil
- Lisanslı profesyonel rehberlik
- Klimalı lüks araçla ulaşım
- Çanakkale Boğazı feribot geçişi
- Öğle yemeği (köfte, pilav, patates, garnitür, su)
- Müze girişi
Dahil Değil
- Kişisel harcamalar
- Yemekte alınan ekstra içecekler
- Program dışı ziyaretler
Kişi başı 1.350 ₺ — her gün kesin kalkışlı, kişi sayısı ne olursa olsun tur yapılır.
Bu Tur Kimler İçin Uygun?
- Aileler ve çocuklar — duraklar arası ulaşım araçla, yürüyüş yoğunluğu düşük.
- Okul grupları — grup programları için bizimle iletişime geçin.
- Tarih meraklıları — kuzey ve güney cephesinin tamamı tek günde.
- Anma günü ziyaretçileri — 18 Mart ve 25 Nisan çevresinde yoğunluk olur, erken rezervasyon önerilir.
- Yabancı misafirler — yabancı dilde rehberlik için önceden bilgi verin.
Tura Ne Getirmeli, Ne Giymeli?
Gün boyu açık alanda geziliyor ve duraklar arasında kısa yürüyüşler var. Rahat yürüyüş ayakkabısı en önemlisi. Yaz aylarında şapka, güneş kremi ve su; ilkbahar ve sonbaharda yarımada rüzgârlı olduğu için ince bir mont; kışın rüzgâr geçirmez bir dış giyim uygun olur. Fotoğraf makinesi getirmeyi unutmayın — özellikle Conkbayırı'nda manzara buna değer.
1915 Çanakkale Savaşı — Kısa Tarihçe
Birinci Dünya Savaşı'nda İtilaf Devletleri, İstanbul'u alıp Rusya'ya deniz yolu açmak için Çanakkale Boğazı'nı zorladı. 18 Mart 1915'teki deniz harekâtı ağır kayıplarla püskürtülünce 25 Nisan 1915'te Gelibolu Yarımadası'na kara çıkarması yapıldı. Kuzeyde Arıburnu, güneyde Seddülbahir bölgesinde başlayan muharebeler, siper savaşına dönüşerek sekiz ay sürdü ve Ocak 1916'da İtilaf kuvvetlerinin çekilmesiyle sona erdi.
Turumuz bu iki cepheyi de kapsıyor: sabah kuzey cephesi (Anzak Koyu, 57. Alay, Conkbayırı), öğleden sonra güney cephesi (Şehitler Abidesi, Seddülbahir, Ertuğrul Koyu). Böylece savaşın tamamı tek günde, kronolojik bir anlatımla geziliyor.
Tur Güzergâhı
- Çanakkale İskelesi kalkış ve dönüş
- 1 Eceabat
- 2 Bigalı Köyü
- 3 Anzak Koyu · Arıburnu
- 4 57. Alay · Conkbayırı
- 5 Şehitler Abidesi · Morto Koyu
- 6 Seddülbahir · Ertuğrul Koyu
- 7 Şahindere Şehitliği
- 8 Kilitbahir · Seyit Onbaşı
- Karayolu güzergâhı
- Feribot geçişi (10:00 gidiş · 18:00 dönüş)
Harita temsilîdir; duraklar gerçek konumlarına göre yerleştirilmiştir. Rehberimiz hava durumu, yol ve ziyaretçi yoğunluğuna göre güzergâhı tersten işletebilir; duraklar aynı kalır, yalnızca sıraları değişir.
Sıkça Sorulan Sorular
Çanakkale Şehitlik Turu kaç saat sürüyor?
09:15'te buluşuluyor, 18:00 feribotuyla Çanakkale'ye dönülüyor. Yaklaşık 9 saatlik günübirlik bir program.
Tur her gün yapılıyor mu?
Evet, her gün kesin kalkışlı. Kişi sayısı ne olursa olsun tur iptal edilmiyor.
Nerede buluşuyoruz?
Çanakkale İskelesi'nde saat 09:15'te. Eceabat, Kilitbahir ya da başka bir noktadan katılacak misafirlerimiz de aynı saatte burada bize katılıyor.
Ücrete yemek ve müze dahil mi?
Evet. Öğle yemeği (köfte, pilav, patates, garnitür, su), müze girişi ve feribot geçişi 1.350 ₺'lik ücrete dahil.
Çocuklarla katılabilir miyim?
Katılabilirsiniz. Duraklar arası ulaşım araçla sağlanıyor, yürüyüş yoğunluğu düşük. Aileler ve okul grupları için uygun bir program.
Yabancı dilde rehberlik var mı?
Önceden bildirmeniz hâlinde yabancı dilde rehberlik için bilgi verebiliriz. Lütfen rezervasyon sırasında belirtin.
Rezervasyon nasıl yapılıyor?
WhatsApp'tan yazabilir ya da 0286 217 05 17 / 0542 511 60 48 numaralarından bize ulaşabilirsiniz. Anma günleri çevresinde (18 Mart, 25 Nisan) erken rezervasyon öneriyoruz.
Rezervasyon ve Bilgi
WhatsApp'tan yazabilir ya da telefonla arayarak yerinizi ayırtabilirsiniz. Buluşma noktamız Çanakkale İskelesi. TÜRSAB belgeli acenteyiz (Belge No: A 10687).